6 Ekim 2013 Pazar

Humus

Geçen Cuma gecesiydi. Akşam yemeğini dışarıda yemiş, eve döndükten sonra (bir gün önceden ıslatmış, daha fazla suda beklerlerse bozulurlar diye endişelendiğim için) nohutları düdüklü tencerede haşlamış, bir duş almış, üstümde bornoz, kafamda havlu, mutfakta, lavabonun başında durmuş, soğuk suyun içinde beklettiğim haşlanmış nohutların dış zarlarını ayıklıyordum. Oğlum da gelmiş, İngilizce ödeviyle ilgili bir şeyler soruyordu. Bu sahne 5-10 dakika sürdükten sonra, "anne sen napıyorsun?" dedi, "nohut ayıklıyorum" dedim, şöyle bir baktı, sanki bu ne absürd bir iş diye; sonra güldü; "işte bu halimizi seviyorum" dedi...
Zarları soyulmuş nohutlar ise aşağıdaki şekilde humusa dönüştü.
Fotoğraf çekmeyi unuttum yine, ama bildiğiniz humus işte...
Malzemesi:
1,5 su bardağı nohut
3-4 diş sarmısak
1/2 su bardağı tahin
1/2 su bardağı zeytinyağı
tuz
süslemek için:
maydanoz, pul kırmızı biber
sıcak sunmak için:
tereyağ, pul kırmızı biber
Yapılışı:
Nohutları bir gün önceden ıslatın. Düdüklü tencerede haşlayın. Soğuk suda biraz bekletip kabuklarını çıkartın.
Nohutları ve diğer tüm malzemeyi robota koyup püre haline getirin.
Üstünü kıyılmış maydanoz ve kırmızı pul biberle süsleyebilirsiniz.
Sıcak yemek isterseniz, bir kısmını fırına dayanıklı bir kapta ısıtıp, üstüne pul kırmızı biberli erimiş tereyağı gezdirebilirsiniz.
Not:
Miktar biraz fazla oluyor. Sofranız kalabalık değilse, benim gibi 1 hafta boyunca azar azar, neredeyse her öğün yiyerek tüketmek zorunda kalabilirsiniz. Ama bence sürekli dolapta olmasında sakınca yok. Kızarmış ekmek üstüne sürerek, lavaş içine salatayla birlikte sararak, salatanın üstüne bir kaşık koyarak, havuç banarak vs. türlü şekilde yenebilen çok sağlıklı bir seçenek...

8 Eylül 2013 Pazar

Hindistan Cevizli Kurabiye

Oğlumun çikolatadan sonraki favorisi hindistan cevizidir. O yüzden, bu Pazar öğleden sonrası siparişi de hindistan cevizli kurabiye. Zaten kokular yükseldikçe mutfağa gelip gitmeye başladı. Ben fotoğrafını çekme bahanesiyle 2 tanesini kendime ayırdım; kalanları koyduğum kurabiye kutusunu alıp kendi odasına götürdü.
Aslında bunlara kurabiye yerine beze demek daha doğru olabilir, ama standart beze tarifleri gibi ocak üstünde çırpmak ya da düşük ısıda uzun süre bekletmek gerekmiyor.
Yalnız yandaki fotoğrafta görülenler kabın dibinden alınmış, dolayısıyla hindistan cevizi oranı daha düşük olanlardan. Üst yüzeyleri diğerlerinden daha düzgün; oysa diğerleri "biz hindistancevizliyiz!" diye bağırıyorlar. En altta, soğurlarken çektiğim fotoğrafa bakarsanız daha iyi anlaşılır. Bunlar sağ alttakilerden.


Malzemesi:
3 yumurta beyazı
150 gr pudra şekeri
165 gr hindistan cevizi rendesi
Yapılışı:
Fırını 180 dereceye ısıtmaya başlayın.
Yumurta aklarını mikserle önce yavaş, sonra hızlı çırparak kar haline getirin.
Pudra şekerini ekleyip yedirene kadar mikserle çırpmaya devam edin.
Hindistan cevizi rendesini tahta bir kaşıkla, yumurta akı karını söndürmemeye çalışarak karıştırın.
Bir tatlı kaşığı ile ceviz büyüklüğünde parçaları yağlı kağıt döşediğiniz tepsiye koyun.
Yaklaşık 25 dk fırında tutup pembeleşince çıkarın. Tepsiden alıp soğutun.

Fırına girmeden önce

Fırından çıktıktan sonra soğurken

 

Kakaolu Sufle


Stresli bir günün akşamında ev halkını mutlu etmenin kolay yolu... Yalnız şu ara stresli günler üst üste gelmeye başladı, durum vahim. Bugün benimle dalga geçerlerken, "karar verin" dedim, "zayıf ve sebze yemekleri yapan bir anne mi istiyorsunuz, yoksa şişman ve çikolatalı tatlılar yapan bir anneyi mi tercih edersiniz?". Cevabın ne olduğu aşağıdaki tariften anlaşılıyor herhalde...
Süngerimsi yapısıyla çok hafif, çikolata değil de kakao ile yapılmasına rağmen oldukça yoğun bir sufle oldu.

Malzemesi: (3 kişilik)
Sufle kapları için
1 çorba kaşığı erimiş tereyağ
1 çorba kaşığı kakao
1 çorba kaşığı pudra şekeri
Suflenin kendisi için
2 çorba kaşığı kakao
30 ml kahve (bir paket "çikolatalı 3'ü bir arada"yı az sıcak suyla erittim)
1 çorba kaşığı Amaretto
3 yumurta beyazı
3 çorba kaşığı pudra şekeri

Yapılışı:
Fırın 190 dereceye ısıtılır. Fırın tepsisi de içine konarak ısınması sağlanır.
3 adet sufle kabının içine fırça ile erimiş tereyağ sürülür. Birer kaşık kakao ve pudra şekeri birbirine karıştırılıp kapların içine serpilir.
Kakao, sıcak kahvenin içinde eritilir; bir kaşık likör eklenir.
Yumurta beyazları mikserle kar haline geline dek çırpılır. Sonra pudra şekeri de katılarak biraz daha çırpılır. Kakaolu karışım tahta kaşıkla katlanarak yumurta beyazı karına söndürmeden karıştırılır. Kaplara paylaştırılıp üstü düzlenir. Kaplar fırına, ısınmış tepsinin üstüne konur. 13-14 dk, iyice kabarana kadar pişirilir. Pudra şekeri serperek sıcak servis yapılır.




4 Eylül 2013 Çarşamba

Çikolata Şelalesi

Pazar akşamüstü arkadaşlar arayıp "evde misiniz? uğrayalım mı?" derse diye, basit, hızlı ve çok etkili bir ikram fikri: çikolata şelalesi... ama elbette a'dan z'ye ev yapımı. O arada fotoğrafını çekemedim ama görüntüsünü tahmin etmek zor değil.

Malzemesi:
100 gr bitter çikolata
3 yumurta
120 gr toz şeker
100 gr un

Yapılışı:
Fırın 160 dereceye ısıtılır. 6'lı muffin kalıbı yağlanır. İçine kakao serpilir, ters çevrilip silkelenir.
Çikolata benmari usulü eritilir.
Yumurtalarla toz şeker çırpılarak kabartılır. Eriyen çikolata katılıp spatula ile karıştırılır. Un da elenerek karıştırılır. Muffin kalıplarına paylaştırılır.
12-13 dk kadar fırınlanır. Kalıptan çıkarılıp pudraşekeri serperek sıcakken servis yapılır.

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Kaymaklı Kıvırma Böreği

Bir daha başka börek yapar mıyım bilemiyorum... sanmam. O kadar beğendik yani... Tarifi Selanik yemekleri gösteren bir facebook sayfasından görüp uyarladık. Büyük fırın tepsisine 3 yufkadan yapıldığında ince ve yumuşak bir börek oluyor.
Benim anneannem Selanik göçmenidir; annemin anlattığına göre çok da güzel yemek yaparmış. Annem fazla meraklı olmadığı için, biraz da babam hayatı boyunca yarı diyette olduğundan (ailesinde diabet hikayesi, kendisinde safra kesesi taşı olduğu için) annem gördüklerini bize aktarmadı. "Biz" dediğim ablam ve ben. Evde olduğumuz yıllar boyunca annem bize "siz dersinizi çalışın" dedi. Ablam hiç öğrenmek zorunda kalmadı, çünkü kocası mutfakta hem meraklı, hem becerikli çıktı, yemekleri hep o yaptı. Bense köfte-pilav yapmayı bile evlendikten sonra kayınvalidemden öğrendim. Ama meraklı olduğum için, önce yemek kitaplarından, sonra internetten deneye yanıla bu hale geldim işte...

Malzemesi:
3 yufka
1 küçük kalıp beyaz peynir
200 gr kaymak
1 kase yoğurt
1 yumurta
1/2 çay bardağı zeytinyağı
1/2 tatlı kaşığı tuz
1/2 tatlı kaşığı karbonat

Yapılışı:
Yufka masanın üstüne serilip ufalanmış beyaz peynir yayılır. İki yanı ortaya doğru katlanıp bir karış eninde bir dikdörtgen yapılı. Büzüştürerek yaklaşık 10 cm eninde bir dikdörtgene indirilir. Yine yaklaşık 10 cm'de bir kesilir. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir. Diğer yufkalara da aynı şey yapılır.
Diğer malzemeler birlikte çırpılır. Yufkaların üstüne yayılır. 200 dereceye ısıtılmış fırında üstü kızarana kadar pişirilir.

7 Ağustos 2013 Çarşamba

Patlıcan Kızartması

Şimdiye kadar kime sorsam, nereden okusam "patlıcanları tuzlu suda beklet, yıka, suyunu sık... " diye başlayan tarifler almıştım ve patlıcan kızartması denemelerim hayal kırıklığıyla sonuçlanmıştı. Geçenlerde Foça'ya gittiğimizde, hem çok güzel yemek yapan, hem de teorisini geliştiren eniştem (hani blogdaki fava tarifini veren) mükemmel bir patlıcan kızartması yapıp getirince, püf noktalarını sorma fırsatı çıktı. Eve döner dönmez denedim; sonuç süper!!! Bu basit ama püf noktalarını bilmezseniz bir şeye benzemeyen, "ne kadar kötü olabilir ki" dediğinize sizi pişman eden yemeğin her seferinde mükemmel olması için dikkat etmeniz gerekenleri açıklıyorum...


Püf noktaları:
  1. Bostan patlıcanı olacak.
  2. Patlıcanların kabukları parlak, sapın patlıcana yapıştığı yerler kurumamış olacak.
  3. Patlıcanların tepesi kesilip pijamalı soyulacak.
  4. 2 parmak kalınlığında dilimler kesilecek.
  5. Patlıcan dilimlerinin arasına tuz serpip kapanacak; dilimler yere dik olacak şekilde süzgeçte en az 2 saat bekletilecek.
  6. Patlıcanlar musluğun altında yıkanıp çok az sıkılacak, kurulanacak.
  7. Geniş bir tavada 1,5-2 parmak kadar ayçiçeği-zeytinyağı karışımı kızdırılacak.
  8. Patlıcanların iki yüzü yakmadan kızartılacak; çok fazla tutulmayacak; kağıt havlunun üstüne çıkarılacak.
  9. 4 patlıcandan yaptıysanız patlıcanların kızarması bittiğinde tavanın dibinde çok az yağ kalmış olmalı. Soyulmuş ve küp küp doğranmış domatesler ile birkaç diş sarmısak bu yağda pişirilip servis kabına aldığınız patlıcanların üstüne dökülecek.
Dik duran tuzlanmış patlıcan dilimleri
 

11 Temmuz 2013 Perşembe

Karamelli İrmik Pudingi


Bu tarif de krem karamel seven ama yumurta dokunanlara gelsin...

Malzemesi:
1/2 su bardağı su
1/2 su bardağı toz şeker
1 lt süt
1/2 su bardağı toz şeker
vanilya
1 su bardağı irmik
1 avuç kuru üzüm
2 yumurta

Yapılışı:
Yarım bardak su ve şeker ateşin üstünde karıştırarak karamel haline getirilir. Kalıp olarak kullanılacak çukur bir kasenin içine dökülür ve buzdolabına kaldırılır.
Süt, şeker ve vanilya karıştırılarak kaynama noktasına getirilir. İrmik ve kuru üzüm karıştırılıp 10 dk kadar kısık ateşte karıştırarak pişirilir. Yumurtalar çırpılır; sıcak sütle alıştırıldıktan sonra katılır; birkaç dakika daha pişirilir.
Ateşten alınıp karıştırarak 15 dk kadar ılınması beklenir. Dibine karamel dökülen kaba konup buzdolabına kaldırılır.
En az iki saat buzdolabında bekletildikten sonra servis tabağına ters çevrilip dilimlenerek sunulur.

Not: Böyle de güzeldi ama bu tarifi bir dahaki sefere yumurtasız denemeyi düşünüyorum. Deneyen olursa ve sonucu bana yazarsa sevinirim.