8 Temmuz 2020 Çarşamba

San Sebastian Cheesecake


Kambersiz düğün olur mu? San Sebastian tarifsiz blog olur mu?

Birkaç denemeden sonra mükemmeli yakaladığım tarif şöyle:

Tüm malzeme oda sıcaklığında olacak!
800 gr krem peynir
200 ml (1 kutu) krema
250 ml (1 kap) toz şeker
Yukarıdaki malzeme mikserle şeker eriyene kadar karıştırılır.

4 yumurta teker teker mikserle yedirilir.

1 tepeleme çorba kaşığı un
1 paket vanilya
Mikserle karıştırılır.

20 cm kelepçeli kalıba yağlı kağıt ıslatılıp buruşturularak yerleştirilir.
Karışım kalıba dökülür.

200 derece fırında 35 dakika pişirilir. Fırından çıktığında ortası hafif sıvı, salladığınızda hareketli olmalı. Oda ısısına geldikten sonra kalıbı çıkarıp buzdolabında birkaç soğuduktan sonra nefis oluyor.



Fırında Kabak


Geçmiş tariflere bakınca pek çoğu demode, fotoğraflar çok acemi geldi, ama ben hala yemek yapmayı seviyorum, tariflerime evde değilken de erişebilmek istiyorum; öyleyse yıllar sonra burada, bıraktığım yerden devam edebilirim :)) Hem yeni tarif deneme ve yaptıklarımın güzel fotoğraflarını çekme motivasyonu olur.
Yeniden açılışı da bu aralar sevdiğim bir kabak yemeği ile yapayım...

Malzemeler:
5 kabak
2 kuru soğan
4 diş sarmısak
3 sap taze soğan
1 çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı kuru nane
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı pul biber

Sos:
1 bardak sıcak su
1 çorba kaşığı domates salçası
1 çorba kaşığı elma sirkesi
1 çorba kaşığı un

Yapılışı:
Kabak dilimlenir, kuru soğan piyaz doğranır, tüm malzeme katılıp karıştırılır. Üstüne sos dökülür. Fırın kabınınn üstü fırın kağıdı ile kapatılıp 180 derece fırında 1 saat pişirilir. Son 10-15 dakikasında üstü açılır.

4 Ekim 2014 Cumartesi

Barbunya Çorbası

Zeytinyağlı taze barbunya yemeğinin ölçüleriyle biraz oynayınca ortaya bu çorba çıkıyor. Yaz sonunda havalar serinlediğinde çok seviliyor.

Malzemesi:

1 yemek kaşığı zeytinyağı
2 patates (küp doğranmış)
2 soğan (küp doğranmış)
2 havuç (küp doğranmış)
2 diş sarmısak (minik doğranmış)
2 domates (rendelenmiş)
4 bardak su (sıcak)
1 bardak barbunya (haşlanmış)
1 avuç arpa şehriyesi
maydanoz

Yapılışı:
Zeytinyağında patates, soğan, havuç, sarmısak biraz çevrilir. Domates ve sıcak su eklenip sebzeler yumuşayana kadar pişirilir.
Haşlanmış barbunya, şehriye ve kıyılmış maydanoz eklenip şehriyeler pişene kadar, yaklaşık 10 dk daha pişirilir.

Kabak Çorbası

Eski bir yemek dergisinden kesmişim bu tarifi. "Adım Adım 62 Çorba" diye bir kitabın içinden alınmış tariflerden bir tanesi. Tariflerin ortak özelliği de, tüm çorbalara 1 adet yeşil elma konması. Normalde pek çorbası yapılmayan bir sebzeyi, yani kabağı kullandığı için ve süt, krema gibi şeylerle daha da baygın hale getirmediği için önce bunu deneyeyim dedim.
Malzemesi:
3 kabak (rendelenmiş)
1 kuru soğan (küp küp doğranmış)
1 patates (küp küp doğranmış)
1 yemek kaşığı zeytinyağı
3 çorba kaşığı kırmızı mercimek
1 adet yeşil elma (ayıklanıp sekize bölünmüş)
6 bardak su
tuz, kimyon

Yapılışı:
Kabak, soğan ve patatesi zeytinyağında biraz kavurun.
Su, kırmızı mercimek ve elmayı ekleyip pişmeye bırakın. (Ben düdüklü tencerede 15 dk pişirdim)
Kapattıktan sonra tuz ve kimyonu sevdiğiniz ölçüde ekleyin.
Blenderdan geçirin. Ben biraz maydanozla süsledim.

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Ezo Gelin Çorbası

Klasik lezzetlerden... Ben çok severim. Doyurucu, insanın içini ısıtan, hayvani ürün olmadığı için de vicdanını rahatlatan, bir kase içince doyulduğu için başka bir şeye de ihtiyaç bırakmayan, neredeyse bir ana yemek...


Malzemesi:
1 kuru soğan
2 tahta kaşık zeytinyağı
2 çorba kaşığı domates salçası
1 çorba kaşığı biber salçası
1 çay bardağı kırmızı mercimek
1 çay bardağı ince bulgur
1 çorba kaşığı pirinç
7 bardak su
tuz, karabiber, nane, pul biber

Yapılışı:
Soğan küp küp doğranıp zeytinyağında kavurulur. Salçalar bir bardak suda eritilip katılır. Yıkanmış mercimek, bulgur ve pirinç, kalan su ve baharatlar eklenir. Düdüklü tencerede, altı kısıldıktan sonra 15 dk pişirilir.
Bu kadar basit...
İçine minik doğranmış havuç, patates, yeşil ve kapya biber, domates rendesi de eklenebilir; daha da güzel olur.

Şekerpare

Eski çalıştığım şirketin yemekleri çok iyiydi. Çalışan memnuniyetindeki yeri bilindiği için (ya da üst yönetimin büyük kısmı yemeğe meraklı olduğu için) aşçıları kendi kadrosunda tutmaya, malzemeyi aşçılara seçtirmeye devam ediliyordu. Sendikalaşma endişesiyle üretimi taşeron kadroyla yapan bir şirkette mutfağın kadrolu tutulması da ilginçtir... Neyse, iyi de yapıyorlardı; ıspanaklı çanak köfte tarifim de oradandır.
Bir diğer müthiş tarif de şekerpare. O kadar ki, ayrıldıktan bir yıl sonra, hala orada çalışan bir arkadaşa rica ettim de bana tarifini aldı. Üstelik ben şuruplu hamur tatlısına meraklı değilimdir; normalde ne alması, ne yapması, ne yemesi aklıma gelir... Tabii gelen tarif 5 kg un, 20 yumurta filandı, ben 1/10 ölçüsünde küçülttüm.

Malzeme:
500 gr un
250 gr tereyağ, oda sıcaklığında (orijinal tarifte margarin)
150 gr pudra şekeri
2 yumurta + üstü için 1 yumurta sarısı
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Şerbeti:
3 su bardağı su
3 su bardağı toz şeker

Su ve şeker birlikte 20 dk kadar kaynatılıyor. Şerbet ılınırken diğer malzemelerden hamur yoğuruluyor. Şekil verilip fırın tepsisine diziliyor, üstlerine yumurta sarısı sürülüyor. (Üstlerine de birer fındık oturtuluyor ama evde olmadığı için ben koymadım.) 200 C fırında 20 dk kadar pişiyor. Fırından çıkar çıkmaz şekerpareler başka bir kaba alınıp üstüne ılınmış şerbet dökülüyor. Fazla sulu gibi duruyor ama ertesi güne bütün şerbeti çekmiş oluyor.

6 Ekim 2013 Pazar

Humus

Geçen Cuma gecesiydi. Akşam yemeğini dışarıda yemiş, eve döndükten sonra (bir gün önceden ıslatmış, daha fazla suda beklerlerse bozulurlar diye endişelendiğim için) nohutları düdüklü tencerede haşlamış, bir duş almış, üstümde bornoz, kafamda havlu, mutfakta, lavabonun başında durmuş, soğuk suyun içinde beklettiğim haşlanmış nohutların dış zarlarını ayıklıyordum. Oğlum da gelmiş, İngilizce ödeviyle ilgili bir şeyler soruyordu. Bu sahne 5-10 dakika sürdükten sonra, "anne sen napıyorsun?" dedi, "nohut ayıklıyorum" dedim, şöyle bir baktı, sanki bu ne absürd bir iş diye; sonra güldü; "işte bu halimizi seviyorum" dedi...
Zarları soyulmuş nohutlar ise aşağıdaki şekilde humusa dönüştü.
Fotoğraf çekmeyi unuttum yine, ama bildiğiniz humus işte...
Malzemesi:
1,5 su bardağı nohut
3-4 diş sarmısak
1/2 su bardağı tahin
1/2 su bardağı zeytinyağı
tuz
süslemek için:
maydanoz, pul kırmızı biber
sıcak sunmak için:
tereyağ, pul kırmızı biber
Yapılışı:
Nohutları bir gün önceden ıslatın. Düdüklü tencerede haşlayın. Soğuk suda biraz bekletip kabuklarını çıkartın.
Nohutları ve diğer tüm malzemeyi robota koyup püre haline getirin.
Üstünü kıyılmış maydanoz ve kırmızı pul biberle süsleyebilirsiniz.
Sıcak yemek isterseniz, bir kısmını fırına dayanıklı bir kapta ısıtıp, üstüne pul kırmızı biberli erimiş tereyağı gezdirebilirsiniz.
Not:
Miktar biraz fazla oluyor. Sofranız kalabalık değilse, benim gibi 1 hafta boyunca azar azar, neredeyse her öğün yiyerek tüketmek zorunda kalabilirsiniz. Ama bence sürekli dolapta olmasında sakınca yok. Kızarmış ekmek üstüne sürerek, lavaş içine salatayla birlikte sararak, salatanın üstüne bir kaşık koyarak, havuç banarak vs. türlü şekilde yenebilen çok sağlıklı bir seçenek...

8 Eylül 2013 Pazar

Hindistan Cevizli Kurabiye

Oğlumun çikolatadan sonraki favorisi hindistan cevizidir. O yüzden, bu Pazar öğleden sonrası siparişi de hindistan cevizli kurabiye. Zaten kokular yükseldikçe mutfağa gelip gitmeye başladı. Ben fotoğrafını çekme bahanesiyle 2 tanesini kendime ayırdım; kalanları koyduğum kurabiye kutusunu alıp kendi odasına götürdü.
Aslında bunlara kurabiye yerine beze demek daha doğru olabilir, ama standart beze tarifleri gibi ocak üstünde çırpmak ya da düşük ısıda uzun süre bekletmek gerekmiyor.
Yalnız yandaki fotoğrafta görülenler kabın dibinden alınmış, dolayısıyla hindistan cevizi oranı daha düşük olanlardan. Üst yüzeyleri diğerlerinden daha düzgün; oysa diğerleri "biz hindistancevizliyiz!" diye bağırıyorlar. En altta, soğurlarken çektiğim fotoğrafa bakarsanız daha iyi anlaşılır. Bunlar sağ alttakilerden.


Malzemesi:
3 yumurta beyazı
150 gr pudra şekeri
165 gr hindistan cevizi rendesi
Yapılışı:
Fırını 180 dereceye ısıtmaya başlayın.
Yumurta aklarını mikserle önce yavaş, sonra hızlı çırparak kar haline getirin.
Pudra şekerini ekleyip yedirene kadar mikserle çırpmaya devam edin.
Hindistan cevizi rendesini tahta bir kaşıkla, yumurta akı karını söndürmemeye çalışarak karıştırın.
Bir tatlı kaşığı ile ceviz büyüklüğünde parçaları yağlı kağıt döşediğiniz tepsiye koyun.
Yaklaşık 25 dk fırında tutup pembeleşince çıkarın. Tepsiden alıp soğutun.

Fırına girmeden önce

Fırından çıktıktan sonra soğurken

 

Kakaolu Sufle


Stresli bir günün akşamında ev halkını mutlu etmenin kolay yolu... Yalnız şu ara stresli günler üst üste gelmeye başladı, durum vahim. Bugün benimle dalga geçerlerken, "karar verin" dedim, "zayıf ve sebze yemekleri yapan bir anne mi istiyorsunuz, yoksa şişman ve çikolatalı tatlılar yapan bir anneyi mi tercih edersiniz?". Cevabın ne olduğu aşağıdaki tariften anlaşılıyor herhalde...
Süngerimsi yapısıyla çok hafif, çikolata değil de kakao ile yapılmasına rağmen oldukça yoğun bir sufle oldu.

Malzemesi: (3 kişilik)
Sufle kapları için
1 çorba kaşığı erimiş tereyağ
1 çorba kaşığı kakao
1 çorba kaşığı pudra şekeri
Suflenin kendisi için
2 çorba kaşığı kakao
30 ml kahve (bir paket "çikolatalı 3'ü bir arada"yı az sıcak suyla erittim)
1 çorba kaşığı Amaretto
3 yumurta beyazı
3 çorba kaşığı pudra şekeri

Yapılışı:
Fırın 190 dereceye ısıtılır. Fırın tepsisi de içine konarak ısınması sağlanır.
3 adet sufle kabının içine fırça ile erimiş tereyağ sürülür. Birer kaşık kakao ve pudra şekeri birbirine karıştırılıp kapların içine serpilir.
Kakao, sıcak kahvenin içinde eritilir; bir kaşık likör eklenir.
Yumurta beyazları mikserle kar haline geline dek çırpılır. Sonra pudra şekeri de katılarak biraz daha çırpılır. Kakaolu karışım tahta kaşıkla katlanarak yumurta beyazı karına söndürmeden karıştırılır. Kaplara paylaştırılıp üstü düzlenir. Kaplar fırına, ısınmış tepsinin üstüne konur. 13-14 dk, iyice kabarana kadar pişirilir. Pudra şekeri serperek sıcak servis yapılır.




4 Eylül 2013 Çarşamba

Çikolata Şelalesi

Pazar akşamüstü arkadaşlar arayıp "evde misiniz? uğrayalım mı?" derse diye, basit, hızlı ve çok etkili bir ikram fikri: çikolata şelalesi... ama elbette a'dan z'ye ev yapımı. O arada fotoğrafını çekemedim ama görüntüsünü tahmin etmek zor değil.

Malzemesi:
100 gr bitter çikolata
3 yumurta
120 gr toz şeker
100 gr un

Yapılışı:
Fırın 160 dereceye ısıtılır. 6'lı muffin kalıbı yağlanır. İçine kakao serpilir, ters çevrilip silkelenir.
Çikolata benmari usulü eritilir.
Yumurtalarla toz şeker çırpılarak kabartılır. Eriyen çikolata katılıp spatula ile karıştırılır. Un da elenerek karıştırılır. Muffin kalıplarına paylaştırılır.
12-13 dk kadar fırınlanır. Kalıptan çıkarılıp pudraşekeri serperek sıcakken servis yapılır.

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Kaymaklı Kıvırma Böreği

Bir daha başka börek yapar mıyım bilemiyorum... sanmam. O kadar beğendik yani... Tarifi Selanik yemekleri gösteren bir facebook sayfasından görüp uyarladık. Büyük fırın tepsisine 3 yufkadan yapıldığında ince ve yumuşak bir börek oluyor.
Benim anneannem Selanik göçmenidir; annemin anlattığına göre çok da güzel yemek yaparmış. Annem fazla meraklı olmadığı için, biraz da babam hayatı boyunca yarı diyette olduğundan (ailesinde diabet hikayesi, kendisinde safra kesesi taşı olduğu için) annem gördüklerini bize aktarmadı. "Biz" dediğim ablam ve ben. Evde olduğumuz yıllar boyunca annem bize "siz dersinizi çalışın" dedi. Ablam hiç öğrenmek zorunda kalmadı, çünkü kocası mutfakta hem meraklı, hem becerikli çıktı, yemekleri hep o yaptı. Bense köfte-pilav yapmayı bile evlendikten sonra kayınvalidemden öğrendim. Ama meraklı olduğum için, önce yemek kitaplarından, sonra internetten deneye yanıla bu hale geldim işte...

Malzemesi:
3 yufka
1 küçük kalıp beyaz peynir
200 gr kaymak
1 kase yoğurt
1 yumurta
1/2 çay bardağı zeytinyağı
1/2 tatlı kaşığı tuz
1/2 tatlı kaşığı karbonat

Yapılışı:
Yufka masanın üstüne serilip ufalanmış beyaz peynir yayılır. İki yanı ortaya doğru katlanıp bir karış eninde bir dikdörtgen yapılı. Büzüştürerek yaklaşık 10 cm eninde bir dikdörtgene indirilir. Yine yaklaşık 10 cm'de bir kesilir. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir. Diğer yufkalara da aynı şey yapılır.
Diğer malzemeler birlikte çırpılır. Yufkaların üstüne yayılır. 200 dereceye ısıtılmış fırında üstü kızarana kadar pişirilir.

7 Ağustos 2013 Çarşamba

Patlıcan Kızartması

Şimdiye kadar kime sorsam, nereden okusam "patlıcanları tuzlu suda beklet, yıka, suyunu sık... " diye başlayan tarifler almıştım ve patlıcan kızartması denemelerim hayal kırıklığıyla sonuçlanmıştı. Geçenlerde Foça'ya gittiğimizde, hem çok güzel yemek yapan, hem de teorisini geliştiren eniştem (hani blogdaki fava tarifini veren) mükemmel bir patlıcan kızartması yapıp getirince, püf noktalarını sorma fırsatı çıktı. Eve döner dönmez denedim; sonuç süper!!! Bu basit ama püf noktalarını bilmezseniz bir şeye benzemeyen, "ne kadar kötü olabilir ki" dediğinize sizi pişman eden yemeğin her seferinde mükemmel olması için dikkat etmeniz gerekenleri açıklıyorum...


Püf noktaları:
  1. Bostan patlıcanı olacak.
  2. Patlıcanların kabukları parlak, sapın patlıcana yapıştığı yerler kurumamış olacak.
  3. Patlıcanların tepesi kesilip pijamalı soyulacak.
  4. 2 parmak kalınlığında dilimler kesilecek.
  5. Patlıcan dilimlerinin arasına tuz serpip kapanacak; dilimler yere dik olacak şekilde süzgeçte en az 2 saat bekletilecek.
  6. Patlıcanlar musluğun altında yıkanıp çok az sıkılacak, kurulanacak.
  7. Geniş bir tavada 1,5-2 parmak kadar ayçiçeği-zeytinyağı karışımı kızdırılacak.
  8. Patlıcanların iki yüzü yakmadan kızartılacak; çok fazla tutulmayacak; kağıt havlunun üstüne çıkarılacak.
  9. 4 patlıcandan yaptıysanız patlıcanların kızarması bittiğinde tavanın dibinde çok az yağ kalmış olmalı. Soyulmuş ve küp küp doğranmış domatesler ile birkaç diş sarmısak bu yağda pişirilip servis kabına aldığınız patlıcanların üstüne dökülecek.
Dik duran tuzlanmış patlıcan dilimleri
 

11 Temmuz 2013 Perşembe

Karamelli İrmik Pudingi


Bu tarif de krem karamel seven ama yumurta dokunanlara gelsin...

Malzemesi:
1/2 su bardağı su
1/2 su bardağı toz şeker
1 lt süt
1/2 su bardağı toz şeker
vanilya
1 su bardağı irmik
1 avuç kuru üzüm
2 yumurta

Yapılışı:
Yarım bardak su ve şeker ateşin üstünde karıştırarak karamel haline getirilir. Kalıp olarak kullanılacak çukur bir kasenin içine dökülür ve buzdolabına kaldırılır.
Süt, şeker ve vanilya karıştırılarak kaynama noktasına getirilir. İrmik ve kuru üzüm karıştırılıp 10 dk kadar kısık ateşte karıştırarak pişirilir. Yumurtalar çırpılır; sıcak sütle alıştırıldıktan sonra katılır; birkaç dakika daha pişirilir.
Ateşten alınıp karıştırarak 15 dk kadar ılınması beklenir. Dibine karamel dökülen kaba konup buzdolabına kaldırılır.
En az iki saat buzdolabında bekletildikten sonra servis tabağına ters çevrilip dilimlenerek sunulur.

Not: Böyle de güzeldi ama bu tarifi bir dahaki sefere yumurtasız denemeyi düşünüyorum. Deneyen olursa ve sonucu bana yazarsa sevinirim.

Votkalı Makarna Sosu

Evde makarna yapmak için benim kullandığım ölçü, 1 su bardağı una 2 yumurta, 1 çorba kaşığı su, 1 çay kaşığı tuz. Yoğurduğunuzda sertçe bir hamur olması lazım. Hamuru açan, erişte kalınlığında kesen bir makinam da var. Ama bu tarifi esas sosu için veriyorum. Votka tadı gelir diye korkmayın, alkol makarnanın sıcaklığıyla uçup gidiyor.
Öte yandan taze makarnayla yapılacak diye bir şart yok tabii, hazır makarnayla da olur.

Malzemesi:
200 ml krema
200 ml domates püresi
tuz, karabiber
5 çorba kaşığı votka

Yapılışı:
Krema ve domates püresi karıştırılıp ısıtılır. Ateşten indirdikten sonra tuz, karabiber ve votka eklenip karıştırılır.
Haşlanıp süzülen makarnayla karıştırılır.
Servis yaptıktan sonra üstüne parmesan çok yakışır.

Patlıcan Paçası

Artık meze mi dersiniz, zeytinyağlı mı dersiniz bilmem ama patlıcanın bir yaz sebzesi olduğunu hatırlatan bir yemek, hafif ve kolay...

Malzeme:
4-5 orta boy patlıcan
4 iri domates
4-5 diş sarmısak
3 çorba k. elma sirkesi
2 çorba k. toz şeker
tuz
1 çay bardağı su

Yapılış:
Patlıcanları tamamen soyup limonla ovduktan sonra yayvan bir tencereye dizin. Domatesleri soyup rendeleyin. Sarmısakları ezin. Tüm malzemeyi patlıcanların üstüne dökün. Kapağını kapatıp kısık ateşte pişirin. Soğuduktan sonra servis yapın.
İsterseniz üstüne zeytinyağı gezdirin.

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Kakaolu Islak Kek

Yine bir klasik... Artık sadece çocuklar akşam yemeğinden sonra "tatlı yok mu?" dediğinde yapmak üzere tarifi saklanıyor. Hem sıcak, hem soğuk yendiği için de pratik.
Yine fotoğrafsız.. ilk yapıldığında çekilip eklenecek:)

Malzemesi:
4 yumurta
2 su b. tozşeker
1 su b. süt
1 su b. sıvıyağ
2 çorba k. kakao
1 su b. un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Yapılışı:
Yumurta ve şeker birlikte çırpılır; süt, yağ ve kakao eklenip karıştırılır. 1 bardağı sonra kullanmak üzere ayırılır.
Un, kabartma tozu ve vanilya birlikte elenir. Kakaolu karışıma eklenip karıştırılır.
20 cm'lik kare borcama konur.
200 C dereceye ısıtılmış fırında pişirilir.
Sıcakken ayırılan 1 bardak üstüne dökülerek çektirilir.

Türk İşi Tiramisu

Nedense bana "yemek yapmayı bilmeyen yeni evli genç kadın" ya da "yaz tatilinde canı sıkılan ortaokul öğrencisi genç kız" tatlısı gibi gelir... Basit, hızlı, iddiasız, lezzetli, başarısı garantili... Pek çok farklı tarife de rastlarsınız. Benimki orijinal İtalyan tarifi filan değil. Sadece basit ve lezzetli, o kadar.
İlk yaptığımda fotoğrafını eklemek üzere, şimdilik internetten bulduğum ve benimkine benzer bir fotoğraf koyuyorum. Bu tarifle, bıçakla kesilip kalıp gibi duran dilimler olmuyor. Hatta bir seferde yenip bitmeyecekse bardaklara koymayı tercih ediyorum.

Malzemesi:
250 gr kedidili bisküvi
Islatmak için:
1,5 bardak sıcak su
1,5 çorba k. nescafe
1,5 çorba k. tozşeker
2 çorba k. likör
Kreması:
500 ml süt
2 yumurta sarısı
3 çorba k. un
2 çay b. tozşeker
vanilya
200 gr labne
süslemek için kakao

Yapılışı:
Kremayı muhallebi gibi pişirip ateşten aldıktan sonra labneyi blender ile yedirin.
Bisküvileri kabın altına bir sıra dizin. Islatın. Kremadan bir kat yayın.
İkinci sıra bisküviyi de dizin. Islatın. Kremadan bir kat daha yayın.
Streç filmle kapatıp buzdolabında soğuyana kadar (tercihan gece boyu) bekletin.
Servis yaparken üstüne kakao serpin.

Mercimek Köftesi


Tarif defterime evde değilken de erişebilmek amacıyla tarifleri yavaş yavaş buraya geçirmeyi düşünüyorum.Evde değilken tarifleri ne yapacaksın derseniz, mesela birkaç hafta sonra Foça'da, mutfağı olan bir pansiyonda tatil yapacağız; orada gerekebilir.
O zaman pansiyon mutfağında bile yapılabilecek, hatta tekneyle çıkarken yanımıza alınabilecek bir tariften başlamalı...
Şimdilik nepisirsem.com'dan bulduğum bir fotoğrafı koyuyorum. Benimkiler de hemen hemen böyle görünüyor zaten.

Malzemesi:
1 su b. kırmızı mercimek
1 su b. ince bulgur
1/2 çay b.zeytinyağı
1 kuru soğan
1 tatlı k. salça
maydanoz
taze soğan
tuz, karabiber, kimyon

Yapılışı:
Mercimek üzerini geçecek kadar su ile, taneleri görünmeyene kadar haşlanır.
Ateşten alınca bulgur eklenip karıştırılır. Kapağı kapalı 15 dk kadar beklenir.
Soğan rendelenip salçayla birlikte zeytinyağında kavurulup eklenir.
Tuz, karabiber ve kimyon da eklenip yoğurulur.
İnce doğranmış maydanoz ve taze soğan en son karıştırılır.
Avuç içinde şekil verilip marul yaprağı ve limon ile sunulur.

2 Temmuz 2013 Salı

Fıstık Ezmeli Kurabiye

Diyete başlayalı 2,5 hafta oldu. Bu süre içinde motivasyonumu bozmamak için ev halkı da zorunlu diyet yaptı. Ama artık hızımı aldım, bakliyat dışında karbonhidrat yememeğe alıştım, verdiğim 2,5 kg nedeniyle pantolon biraz bollaştı, daha iyi ve enerjik hissediyorum. Dolayısıyla oğluma kurabiye yapabilirim! Bir kurabiye canavarı olarak buna da dayanırsam zaten korkacak bir şey kalmamış demektir :)
İlk kez yaptığım bir tarif olmasına rağmen diyet yüzünden tatmadığım için lezzeti oğlum tarafından onaylanmıştır.

Malzemesi:
170 gr tereyağı
185 gr fıstık ezmesi
1 cup tozşeker (orijinal tarifte yarı yarıya esmer şekerdi)
1 yumurta
1 çay k. vanilya özü
2 cup un
1 çay k. karbonat
1/2 tatlı k. tuz
2 kaşık tozşeker

Yapılışı:
Oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı, fıstık ezmesi ve şeker mikserle karıştırılır. Yumurta ve vanilya eklenip yedirilir. Un, karbonat ve tuz birlikte elenip diğer karışıma katılır.
Yumuşakça bir hamur olmalı. Buzdolabında 1 saat kadar bekletilir.
Fırın 180 C dereceye ısıtılır.
Hamurdan ceviz büyüklüğünde toplar yapılıp tozşekere bulanır. Tepsiye yaklaşık 5 cm aralıklı dizilir. Çatalla üzerine bastırarak yassıltılır.
15 dk pişirilir.
Fırından çıktığında hala yumuşak olmalı, soğuyunca sertleşecek.
Tel üstüne çıkararak soğumasını bekleyin.

Fava


Fava tarifi İzmirli eniştemden. Lezzetli bir "yavaş karbonhidrat" seçeneği. Çoğu kişide nedense evde yapma alışkanlığı yok; sadece meze olarak dışarıda görmeye, yemeğe alışıklar. Eşim de onlardan biriymiş meğer... Aşağıdaki miktarlarla yapınca yaklaşık 10-12 porsiyon/dilim çıkıyor. O yüzden kalabalık bir misafir grubuna yapmakta fayda var. Yoksa her öğünde sofraya çıkartıp günlerce fava yemek zorunda kalabilirsiniz.

Malzemesi:
1/2 kg kuru bakla
orta boy 1 kuru soğan
1 çay k. tuz
1 çay k. tozşeker
1 Türk kahvesi fincanı zeytinyağı
1/2 limonun suyu
1 küçük havuç

Yapılışı:
Baklaları akşamdan suya koyun, soğuk suyla yıkayıp süzün.
Havucu soyup rendeleyin.
Birlikte tencerenin içine koyun.
Soğanı soyup tepesinden dikine, ama dibini ayırmadan 8-10 parçaya kesip baklaların ortasına oturtun.
Tüm kalan malzemeyi de ekleyin.
Baklaların üstünü kapatacak kadar su koyun.
Orta ateşte pişmeye bırakın. Oluşan köpükleri kaşıkla alın.
İyice pişince, sıcakken blender ile püre haline getirin.
Kalıbın içine boşaltın.
Buzdolabında bekledikten sonra tabağa ters çıkarabilirsiniz.
Üstünü dereotu ile süsleyin.